Birleşik Kamu İş: "Toplu Görüşme Süreci Çaresizlik ve Çay İçme Sürecidir"
Konfederasyonumuzdan:
15 Ağustos 2009’da hükümetle Kamu-İş kolundaki yetkili konfederasyonlar
arasında başlayacak toplu görüşme sürecine ilişkin düşüncelerimizi
kamuoyu ile paylaşmak, kamu emekçilerini ve halkımızı bilgilendirmek
istiyoruz.
4688 Sayılı Kamu Sendikaları Kanunu yürürlüğe girdiği 2001 yılından
bugüne kadar Hükümet ile Kamu-İş kolundaki Konfederasyonlar arasında
yılda bir olmak üzere 7 toplu görüşme yapılmıştır. Bu görüşmelerin
sekizincisi 15 Ağustos 2009’da başlayacaktır. Geriye doğru baktığımızda
yapılan görüşmelerin hiç birisinden kamu emekçileri lehine, onları
mutlu edebilecek bir sonuç çıkmamıştır. Çünkü bu görüşmelerin
yapılmasına gerekçe oluşturan 4688 sayılı yasa kamu emekçilerinin
gücünü ortaya koyabilecekleri ve gösterebilecekleri, sendikaların
varlık nedeni olan “grevli-toplu sözleşme” hakkını içermediği için bu
görüşmeler çaresizlik, beraber çay içme ve basına görüntü verme
görüşmelerinden ileriye gidememiştir. Bu yılda gidemeyecektir. Geçen
yıl yapılan toplu görüşme sürecinin hemen öncesinde Sayın Başbakan;
kamu çalışanlarının maaşlarına yapılacak artışı kamu sendikaları ve
Konfederasyonları değil, ben belirlerim şeklinde açıklama yaparak
Kamu-İş kolundaki Konfederasyonları yok sayması İktidarın sendikal
örgütlenmeye ve örgütlü mücadeleye bakışını gösteren çarpıcı bir örnek
olmuştur. Ayrıca geride bıraktığımız toplu görüşmelerde ortaya çıkan
uzlaşmazlıklarda gidilen uzlaştırma kurulundan, çalışanlar lehine çok
küçük artış taleplerinin dahi kabul edilmemesi bu iktidarın kamu
emekçilerine bakışının canlı ve somut örneğidir.
Ülkemizde artarak devam eden açlık, yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik
ve gelir dağılımı adaletsizliği ile yoksullar daha yoksul, zenginler
daha zengin hale getirilmekte yukarıda iktidar yöneticilerinin
çocuklarından, eş, dost, akraba ve yandaşlarından oluşan küçük mutlu
azınlık aşağıda her geçen gün daha da yoksullaşan milyonlar.
2002 yılından bugüne kadar tek başına ülkemizi yöneten AKP İktidarı ise kamu emekçilerinin ve halkın sorunlarını çözecek kararları yaşama geçirme yerine, İktidar gücünü kullanarak yarattığı yandaş medya ve çevrelerin desteği ile birlikte kendi gündemini yaratarak halkın gündemini unutturmaya çalışmaktadır.
Mayınlı arazilerin temizlenmesi, gece yarısı operasyonu olarak da bilinen askerlere sivil mahkemelerde yargılanma yolunu açan yasa, Albay Dursun Çiçek imzalı darbe belgesi tartışmaları, Ergenekon davası ve numaralı iddianameler, ücretli kölelik yasası tartışmaları, Türk-İş ile yapılan toplu sözleşme süreci ve Başbakanın sözleri ve son olarak Türkiye’nin öncelikli gündem maddesi olarak getirilen Kürt Açılımı tartışmaları gündemi değiştirme örneklerinden birkaçıdır.
Sevgili Basın Emekçileri
Bir çağrıda Kamu-İş kolundaki görüşmelere katılan Konfederasyonlara yapmak istiyorum. Kamu emekçilerinin en geniş düzeyde yan yana, omuz omuza gelerek ortaya koyacağı bir eylemi beraber örelim.
Bu görüşmelerin sonunda kamu emekçilerinin maaşlarına yapılacak sadaka değerindeki artışa karşı ortak sorunları yaşayan, ortak kaygıları ve umutları taşıyan kamu emekçilerinin en geniş düzeyde bir araya geleceği bir demokratik eylemi beraber örelim. Tartışmaları işçi sendikaları Konfederasyonlarının bütün çabalarına rağmen yaşanılan ve Cumhurbaşkanından dönen ücretli kölelik yasası tartışmaları Türk-İşle yapılan toplu sözleşme süreci ve Başbakanın sendikalara bakışını açıkladığı sözleri, son olarakta Türkiye’nin en öncelikli gündem maddesi olarak önümüze getirilen Kürt Açılımı tartışmaları Halkın ve Kamu Emekçilerinin gerçek gündemini unutturma ve değiştirme örneklerinden bir kaçıdır.
Birbirimizi yok etmek , birbirimize üstünlük sağlama veya birbirimize gol atma yerine bütün kamu emekçilerinin en geniş düzeyde yan yana geldiği ve üretimden gelen gücü kullanabilmeyi, bir eylemi birlikte gerçekleştirelim. Birlikte başaralım. İşte o zaman 2.200 Kamu emekçisi sizleri unutmayacak. İşte o zaman Tarih sizleri yazacak
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

















