09 Eylül 2010 Perşembe

Birleşik Kamu İş: "Toplu Görüşme Süreci Çaresizlik ve Çay İçme Sürecidir"

Attention: open in a new window. PDFYazdırArkadaşına gönder

Haberler

Konfederasyonumuzdan: 15 Ağustos 2009’da hükümetle Kamu-İş kolundaki yetkili konfederasyonlar arasında başlayacak toplu görüşme sürecine ilişkin düşüncelerimizi kamuoyu ile paylaşmak, kamu emekçilerini ve halkımızı bilgilendirmek istiyoruz.

Sevgili Basın Emekçileri;

4688 Sayılı Kamu Sendikaları Kanunu yürürlüğe girdiği 2001 yılından bugüne kadar Hükümet ile Kamu-İş kolundaki Konfederasyonlar arasında yılda bir olmak üzere 7 toplu görüşme yapılmıştır. Bu görüşmelerin sekizincisi 15 Ağustos 2009’da başlayacaktır. Geriye doğru baktığımızda yapılan görüşmelerin hiç birisinden kamu emekçileri lehine, onları mutlu edebilecek bir sonuç çıkmamıştır. Çünkü bu görüşmelerin yapılmasına gerekçe oluşturan 4688 sayılı yasa kamu emekçilerinin gücünü ortaya koyabilecekleri ve gösterebilecekleri, sendikaların varlık nedeni olan “grevli-toplu sözleşme” hakkını içermediği için bu görüşmeler çaresizlik, beraber çay içme ve basına görüntü verme görüşmelerinden ileriye gidememiştir. Bu yılda gidemeyecektir. Geçen yıl yapılan toplu görüşme sürecinin hemen öncesinde Sayın Başbakan; kamu çalışanlarının maaşlarına yapılacak artışı kamu sendikaları ve Konfederasyonları değil, ben belirlerim şeklinde açıklama yaparak Kamu-İş kolundaki Konfederasyonları yok sayması İktidarın sendikal örgütlenmeye ve örgütlü mücadeleye bakışını gösteren çarpıcı bir örnek olmuştur. Ayrıca geride bıraktığımız toplu görüşmelerde ortaya çıkan uzlaşmazlıklarda gidilen uzlaştırma kurulundan, çalışanlar lehine çok küçük artış taleplerinin dahi kabul edilmemesi bu iktidarın kamu emekçilerine bakışının canlı ve somut örneğidir.

Sevgili Basın Emekçileri;

Dünyada çok nadir yaşanan ama ülkemizde adeta olağan hale gelen Sayın Başbakanın “Hamdolsun Teğet Geçti” dediği oysa kamu emekçilerini ve halkımızı silindir gibi ezip geçen küresel ekonomik kriz yaşamı dayanılmaz hale getirerek toplumsal barışımızı alt üst etmektedir. Yaşanan bu sürecin sonucunda şiddet, boşanma, cinnet ve intihar olayları artmakta, gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında bu olaylar daha fazla ama sıradan haber olarak verilir hale gelmiştir.

Ülkemizde artarak devam eden açlık, yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik ve gelir dağılımı adaletsizliği ile yoksullar daha yoksul, zenginler daha zengin hale getirilmekte yukarıda iktidar yöneticilerinin çocuklarından, eş, dost, akraba ve yandaşlarından oluşan küçük mutlu azınlık aşağıda her geçen gün daha da yoksullaşan milyonlar.


2002 yılından bugüne kadar tek başına ülkemizi yöneten AKP İktidarı ise kamu emekçilerinin ve halkın sorunlarını çözecek kararları yaşama geçirme yerine, İktidar gücünü kullanarak yarattığı yandaş medya ve çevrelerin desteği ile birlikte kendi gündemini yaratarak halkın gündemini unutturmaya çalışmaktadır.

Mayınlı arazilerin temizlenmesi, gece yarısı operasyonu olarak da bilinen askerlere sivil mahkemelerde yargılanma yolunu açan yasa, Albay Dursun Çiçek imzalı darbe belgesi tartışmaları, Ergenekon davası ve numaralı iddianameler, ücretli kölelik yasası tartışmaları, Türk-İş ile yapılan toplu sözleşme süreci ve Başbakanın sözleri ve son olarak Türkiye’nin öncelikli gündem maddesi olarak getirilen Kürt Açılımı tartışmaları gündemi değiştirme örneklerinden birkaçıdır.

Sevgili Basın Emekçileri

 

TOPLU GÖRÜŞME SÜRECİ ÇARESİZLİK VE ÇAY İÇME SÜRECİDİR!

Çare ve Sorun Çok;

 

Çözüm örgütlü toplum. Demokratik tepkili insan insanım diyorsa bir şey yapmalı. TÜFE’nin bu anlayış doğrultusunda almış olduğu eylem kararına Birleşik Kamu-İş olarak hükümete bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Bırakalım gelişmiş ülkelerdeki kamu emekçilerinin sahip oldukları ve kullandıkları sendika ve örgütlenme haklarını KKTC’deki kamu emekçilerinin sahip oldukları sendikal ve örgütlenme haklarından Türkiye’nin kamu emekçilerini yoksun bırakan bu ayıbı ortadan kaldırınız  “Toplu görüşme ve grev hakkının kullanabileceği yönünde 2004 yılı toplu görüşmelerinde verdiğiniz sözünüzü yerine getiriniz.

Bir çağrıda Kamu-İş kolundaki görüşmelere katılan Konfederasyonlara yapmak istiyorum. Kamu emekçilerinin en geniş düzeyde yan yana, omuz omuza gelerek ortaya koyacağı bir eylemi beraber örelim.

Bu görüşmelerin sonunda kamu emekçilerinin maaşlarına yapılacak sadaka değerindeki artışa karşı ortak sorunları yaşayan, ortak kaygıları ve umutları taşıyan kamu emekçilerinin en geniş düzeyde bir araya geleceği bir demokratik eylemi beraber örelim. Tartışmaları işçi sendikaları Konfederasyonlarının bütün çabalarına rağmen yaşanılan ve Cumhurbaşkanından dönen ücretli kölelik yasası tartışmaları Türk-İşle yapılan toplu sözleşme süreci  ve Başbakanın sendikalara bakışını açıkladığı sözleri, son olarakta Türkiye’nin en öncelikli gündem maddesi olarak önümüze getirilen Kürt Açılımı tartışmaları Halkın ve Kamu Emekçilerinin gerçek gündemini unutturma ve değiştirme örneklerinden bir kaçıdır.

Sevgili Basın Emekçileri

Birleşik  Kamu-İş olarak Diyorum ki; Ülkemizde olağan hale gelen ekonomik krizin hiç birini Kamu emekçileri ve halkımız yaratmamıştır. Bu krizlerin sorumlusuda  Kamu emekçileri ve halkımız değildir. Ama bütün ekonomik krizin bedelini Kamu emekçileri ve halkımız ödemiştir. Ödemeyede devam etmektedir. Kısa bir süre önce Türk-İş ile hükümet arasında yapılan toplu sözleşme ile işçilerin maaşlarına yapılan artışa baktığımızda geçen yıl kamu emekçilerine, asgari ücretliye ve emekli maaşlarına yapılan artışlara baktığımızda  yapılacak görüşmelerin 15 Ağustosta başlayacak görüşmelerin sonucu bizlere AKP İktidarı için “Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır.” Sözünü hatırlatmaktadır.
 
İşsizlik artıyor- Kamu emekçileri mutsuz, emekli mutsuz, işçi mutsuz, köylü mutsuz, gençlerimiz daha da mutsuz. Gelecek adına kaygılarımız var. Kapanan işyerleri artan nüfus, askerliğini yapmış üniversite bitirmiş gençlerimiz işsiz, kaygılı, mutsuz ve umutsuzlar.
 
Farklı sendikal tercihlerimize rağmen üyelerimizin ve kamu emekçilerinin ortak çıkarları için yan yana gelebileceğimizi başarabileceğimizi nasıl 1 Aralık 200’de bir araya gelerek başardıysak şimdide başarabileceğimizi kanıtlayalım.

Birbirimizi yok etmek , birbirimize üstünlük sağlama veya birbirimize gol atma yerine bütün kamu emekçilerinin en geniş düzeyde yan yana geldiği ve üretimden gelen gücü kullanabilmeyi, bir eylemi birlikte gerçekleştirelim. Birlikte başaralım. İşte o zaman 2.200 Kamu emekçisi sizleri unutmayacak. İşte o zaman Tarih sizleri yazacak
Havuz Paraları Hakkında CHP Milletvekili Rahmi Güner ve Sendikamız Genel Başkanı Haydar Şahindokuyucu'nun TBMM'de ortaklaşa yaptığı basın toplantısının videosuHaber yazısını okumak için "haberler" menüsüne gidiniz.
<<  Eylül 2010  >>
 Pzt  Sal  Çar  Per  Cum  Cmt  Paz 
    1  2  3  4  5
  6  7  8  9101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Birleşik Büro-İş Haber Bülteni

Anket

AKP'nin Anayasa Değişikliği paketi olası bir halk oylamasında kabul edilir mi?



Sonuçlar