09 Eylül 2010 Perşembe

Birleşik Kamu-İş'ten 25 Kasım İş Bırakma Eylemi Açıklaması: "Tarihi sorumluluk ve görevimizin bilincindeyiz."

Attention: open in a new window. PDFYazdırArkadaşına gönder

Haberler

Sekiz yıldır hükümet ile yetkili sendikalar arasında yapılan toplu görüşmelerde yetkili sendikalar ortak bir irade ortaya koyamamışlardır. Hükümetler değişse dahi kaybeden kamu çalışanları ve emekçiler olmuşlardır. Sosyal güvenlik reformu, sözleşmeli personel uygulamasının yaygınlaştırılarak iş güvencesinden yoksunlaştırılması, tedavi giderlerinden çalışanlardan pay alınması, enflasyonun altında göstermelik maaş artışları ve en önemlisi hukuk dışı uygulamalar ile

kamu çalışanları, emekçiler kazanılmış haklarını da kaybetmişlerdir.

Evrensel sendikacılık ilkelerinin olmazsa olmaz unsuru olan Grev ve Toplu Sözleşme hakkının verilmesi için siyasal iktidarlar tarafından herhangi bir irade ortaya konulmadığı gibi bu güne kadar yetkili sendikalar tarafından da ortaklaşa bir tavır konulamamıştır. Bugüne kadar yaşananlar göstermiştir ki, grev ve toplu sözleşme hakkından yoksun bir sendikacılık dernek statüsünden ileriye gidememiştir.

Bizler, tüm farklılıklarımıza rağmen çalışanların ve emekçilerin ortak çıkarları için birlikte hareket etmemiz gerektiğine inanıyoruz. Ülkemizdeki kamu sendikacılığının içine düşürüldüğü kriz bunu yapmamızı zorunlu kılmıştır. Benzer taleplerimizi ayrı ayrı seslendirmek yerine tek ses olarak haykırmak istiyoruz. Diğer taraftan, zaman ve ülke koşulları çalışanın ve emekçinin aleyhine işlemiş, siyasi iktidar sahipleri ‘dikensiz bir gül bahçesi’ yaratmak arzusu ve hevesi ile kendilerine kayıtsız şartsız tabi olacak sivil toplum örgütleri ve sendikalar kurulmasına önayak olmuş, yarattıkları ‘güdümlü sendikacılık’ anlayışı doğrultusunda çalışanın ve emekçinin sesini kısmaya çalışmışlardır.

Kendi sendikal hak ve özgürlüklerini savunmaktan dahi uzak, güdümlü sendikaların ‘atanmış’ temsilcileri, şayet varlık sebeplerini siyasi iktidarların eteğinde var olmak olarak tanımlıyorlarsa, en azından; fikren, anlayış olarak, ideolojik olarak, siyasal ve duygusal olarak bağlı oldukları siyasi iktidar çatısı altına girecek kadar dürüst olmalıdırlar. Zira kamu çalışanları ve emekçiler, hak aramaktan hatta kendi sendikal hak ve özgürlüklerini savunmaktan uzak sendikalara mecbur da değildir, muhtaç da değildir.

Bu bildirinin altında imzası bulunan kuruluşlar olarak, 25 Kasım 2009’da bir günlük uyarı grevine katılırken, işte bu anlayış ve duruşun bir gereği olarak kamu çalışanlarının ve emekçilerin hak ve özgürlüklerinin elde edilmesinin, dışlayıcı değil birleştirici bir tutumla, teslimiyetçi değil kararlı ve onurlu bir mücadele ile mümkün olabileceği inancı ile hareket ediyoruz.

Bu hak ve emek mücadelesinde; tüm emek kitle örgütleri, kişisel ve kurumsal kaygı ve endişelerden, çıkar hesaplarından uzakta, tek vücut olarak ve tek sesle bulunmak durumundadırlar. Bu tarihi bir görev ve sorumluluktur.

Bizler, bu tarihi sorumluluğun ve görevin bilincindeyiz.
Yaşasın Grev ve Toplu Sözleşme hakkımız.

 Hasan Kütük           Ayhan Çivi           Cansel Güven          Ersoy Kamek      Ümit Demirel
Birleşik Kamu-İş       HAKSEN        Anadolu Eğitim-Sen    Ata Eğitim-Sen       TEÇ-SEN
Genel Başkanı       Genel Başkanı       Genel Başkanı          Genel Başkanı     Genel Başkanı


 

Havuz Paraları Hakkında CHP Milletvekili Rahmi Güner ve Sendikamız Genel Başkanı Haydar Şahindokuyucu'nun TBMM'de ortaklaşa yaptığı basın toplantısının videosuHaber yazısını okumak için "haberler" menüsüne gidiniz.
<<  Eylül 2010  >>
 Pzt  Sal  Çar  Per  Cum  Cmt  Paz 
    1  2  3  4  5
  6  7  8  9101112
13141516171819
20212223242526
27282930   

Birleşik Büro-İş Haber Bülteni

Anket

AKP'nin Anayasa Değişikliği paketi olası bir halk oylamasında kabul edilir mi?



Sonuçlar