08 Eylül 2010 Çarşamba

Yıldırım Koç: 25 Kasım Eylemi

Attention: open in a new window. PDFYazdırArkadaşına gönder

Yazarlar

25 Kasım 2009 günü Türkiye Kamu-Sen, KESK ve Birleşik Kamu-İş; adını koya koya grev yaptı. BASK ve Haksen de destek verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, 2009 yılı ortalarında Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların toplam 375 bin 990 üyesi vardı. KESK’in temsil ettiği kamu çalışanı sayısı 224 bin 413, Birleşik Kamu-İş’in 20 bin 731 idi. BASK 4 bin 976, Haksen ise 2 bin 967 kamu çalışanını temsil ediyordu.

Eylem, kamu çalışanlarının gerçek aylıklarında önemli bir düşmenin yaşanmadığı, mutlak yoksullaşmanın olmadığı koşullarda gerçekleşti.
Ayrıca, kamu kesimi işçilerinin ücretleriyle kamu çalışanlarının aylıkları arasındaki farkın artması da söz konusu değildi.
Ancak gerçek ücretlerde tepki yaratacak önemli bir azalma görülmezken, özellikle artan işsizlik nedeniyle ailelerin ekonomik sorunları artmıştı.
Diğer taraftan, AKP’nin izlediği politikaların genel olarak ülkemiz ve özel olarak işçi sınıfı açısından yarattığı sıkıntılara duyulan ciddi bir tepki vardı.

EYLEM BAŞARILIYDI AMA HAYAT DURMADI
Bu tür eylemlerde gerçekçi olmak lazım.
Eylem başarılıydı; ancak hayat durmadı. Hükümeti sarsacak bir genel grev gerçekleştirilemedi.
Eyleme katılan kişi sayısı da öyle 2 buçuk milyon filan değildi. Zaten Türkiye’de genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde 1 milyon 730 bin, üniversitelerde 155 bin, sosyal güvenlik kurumlarında 28 bin, belediyelerde 78 bin memur var. Memurların toplam sayısı 2 milyon 70 bin. Sözleşmeli personel sayısı ise 166 bin dolaylarında. Bu sayıların içinde yer alan polisler eyleme farklı biçimde, görev yaparak katıldı. 376 bin 355 kamu çalışanını temsil eden Memur-Sen eyleme katılmadı; tam tersine, bazı yerlerde grev kırıcılığı yaptı. Bu koşullarda, eyleme katılan toplam kamu çalışanı sayısı 600-700 bini bulduysa, bu önemli bir başarıdır.

BAŞARININ NEDENİ
Eylemin başarılı olmasında iki etmen önemli rol oynadı.
KESK, sınıf kimliğini öne çıkardı; bu eylemde Kürt milliyetçilerinin yedeğine düşmedi. KESK’in eylem çağrılarında dile getirilen görüşler, sınıfın ortak talepleriydi.
Türkiye Kamu-Sen ise ilk kez tüm gücüyle bu eyleme yüklendi.
Her iki örgüt de, Anayasa’nın 90. maddesinde yapılan değişiklik sonrasında doğrudan uygulanırlık kazanan uluslararası sözleşmeler sayesinde bu eylemin haklı ve meşru olmanın ötesinde yasal da olduğunu iyi kavradı ve anlatmaya çalıştı. Bu nedenle, Başbakan’ın ve diğer bazı yetkililerin “sonuçlarına katlanırlar” biçimindeki tehditleri çok etkili olmadı.
Farklı siyasal yapılardaki örgütlerin bu ortak eylemi, tereddüt içindeki birçok insanın da eyleme katılmasını sağladı. Genel merkezler eylemin örgütlenmesinde etkili bir işbirliği yapmasalar bile, Ankara dışında birçok yörede bu işbirlikleri başarılı bir biçimde gerçekleştirildi.

HAYAT DURMADI, ÇÜNKÜ…
Kamu çalışanları örgütlerinin eksikliği, kendilerini işçi sınıfının bir parçası olarak görmemeleri, ona uygun davranmamalarıydı. KESK’in bazı açıklamalarında bu doğrultuda ifadeler olsa bile, KESK’in uygulamalarında bu eksiklik vardır. Türkiye Kamu-Sen ve Birleşik Kamu-İş ise bu doğrultuda açıklama bile yapmadılar.
Diğer taraftan işçi sendikaları konfederasyonları kötü bir sınav verdi. İşçilerin sorunlarının giderek yoğunlaştığı bir dönemde, 25 Kasım eylemi, Emek Platformu’nun ortak eylemine dönüştürülemedi. Ayrıca, özellikle kamu kesiminde örgütlü işçilerin büyük bölümünü temsil eden Türk-İş, artan sorunlara karşın, bu eyleme aktif bir destek sağlamadı. Sınıf dayanışmasının eksikliği en fazla bu alanda yaşandı.
Eylem özellikle demiryollarında, sağlık ve eğitim alanlarında başarılıydı. Ancak hayatın durması, özellikle enerji, telekomünikasyon ve bankacılık sektörlerinde çalışılmamasıyla mümkündür. Bu alanlarda özelleştirmeler sonrasında memur ve sözleşmeli personel sayısının azalması da, eylemin etkisini azalttı. Enerji sektöründe kamu çalışanları da, Tes-İş üyeleri de çalışmayı sürdürdü. Geçmişte İstanbul’da iki köprüde Yapı Yol-Sen üyeleri gişelerde iş yavaşlatır, eylemin etkisini önemli ölçüde artırırdı. Yeni teknolojiyle birlikte bu eylem de etkisizleştirildi; 25 Kasım’da bu alanda bir sıkışıklık yaşanmadı.

DAHA BAŞARILI OLMASI ELEŞTİRİ
Eylem başarılıydı; ancak ilerde daha başarılı olması gerekir. Bu nedenle, eylemin başarısını dile getirirken ve eyleme katılan örgütlerin yöneticilerini ve üyelerini kutlarken, eksikliklerinin de dile getirilmesinde yarar var. Ayrıca, Memur-Sen’in bu eylemdeki tavrının unutulmamasını sağlamak için de gereken yapılacaktır.

Havuz Paraları Hakkında CHP Milletvekili Rahmi Güner ve Sendikamız Genel Başkanı Haydar Şahindokuyucu'nun TBMM'de ortaklaşa yaptığı basın toplantısının videosuHaber yazısını okumak için "haberler" menüsüne gidiniz.
<<  Mart 2010  >>
 Pzt  Sal  Çar  Per  Cum  Cmt  Paz 
  1  2  3  4  5  6  7
  8  91011121314
15161718192021
22232425262728
293031    

Dayanışma

DAVET -  Ankara Vergi Dairesi Başkanlığında görevli üyemiz Ali ULUSOY’un oğlu Kubilay ve İpek in düğün ve nikah merasimine davetlisiniz.

 Tarih    :02.08.2010 Pazartesi

 Saat     : 18:00

 Adres : Yenimahalle belediyesi açık hava düğün salonu

Birleşik Büro-İş Haber Bülteni

Anket

AKP'nin Anayasa Değişikliği paketi olası bir halk oylamasında kabul edilir mi?



Sonuçlar