Yıldırım Koç: 25 Kasım Eylemi
Yazarlar
25 Kasım 2009 günü Türkiye Kamu-Sen, KESK ve Birleşik Kamu-İş; adını koya koya grev yaptı. BASK ve Haksen de destek verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, 2009 yılı
ortalarında Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların toplam 375 bin 990
üyesi vardı. KESK’in temsil ettiği kamu çalışanı sayısı 224 bin 413,
Birleşik Kamu-İş’in 20 bin 731 idi. BASK 4 bin 976, Haksen ise 2 bin
967 kamu çalışanını temsil ediyordu.
Eylem, kamu çalışanlarının gerçek aylıklarında önemli bir düşmenin
yaşanmadığı, mutlak yoksullaşmanın olmadığı koşullarda gerçekleşti.
Ayrıca, kamu kesimi işçilerinin ücretleriyle kamu çalışanlarının aylıkları arasındaki farkın artması da söz konusu değildi.
Ancak gerçek ücretlerde tepki yaratacak önemli bir azalma görülmezken,
özellikle artan işsizlik nedeniyle ailelerin ekonomik sorunları
artmıştı.
Diğer taraftan, AKP’nin izlediği politikaların genel olarak ülkemiz ve
özel olarak işçi sınıfı açısından yarattığı sıkıntılara duyulan ciddi
bir tepki vardı.
EYLEM BAŞARILIYDI AMA HAYAT DURMADI
Bu tür eylemlerde gerçekçi olmak lazım.
Eylem başarılıydı; ancak hayat durmadı. Hükümeti sarsacak bir genel grev gerçekleştirilemedi.
Eyleme katılan kişi sayısı da öyle 2 buçuk milyon filan değildi. Zaten
Türkiye’de genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde 1 milyon 730 bin,
üniversitelerde 155 bin, sosyal güvenlik kurumlarında 28 bin,
belediyelerde 78 bin memur var. Memurların toplam sayısı 2 milyon 70
bin. Sözleşmeli personel sayısı ise 166 bin dolaylarında. Bu sayıların
içinde yer alan polisler eyleme farklı biçimde, görev yaparak katıldı.
376 bin 355 kamu çalışanını temsil eden Memur-Sen eyleme katılmadı; tam
tersine, bazı yerlerde grev kırıcılığı yaptı. Bu koşullarda, eyleme
katılan toplam kamu çalışanı sayısı 600-700 bini bulduysa, bu önemli
bir başarıdır.
BAŞARININ NEDENİ
Eylemin başarılı olmasında iki etmen önemli rol oynadı.
KESK, sınıf kimliğini öne çıkardı; bu eylemde Kürt milliyetçilerinin
yedeğine düşmedi. KESK’in eylem çağrılarında dile getirilen görüşler,
sınıfın ortak talepleriydi.
Türkiye Kamu-Sen ise ilk kez tüm gücüyle bu eyleme yüklendi.
Her iki örgüt de, Anayasa’nın 90. maddesinde yapılan değişiklik
sonrasında doğrudan uygulanırlık kazanan uluslararası sözleşmeler
sayesinde bu eylemin haklı ve meşru olmanın ötesinde yasal da olduğunu
iyi kavradı ve anlatmaya çalıştı. Bu nedenle, Başbakan’ın ve diğer bazı
yetkililerin “sonuçlarına katlanırlar” biçimindeki tehditleri çok
etkili olmadı.
Farklı siyasal yapılardaki örgütlerin bu ortak eylemi, tereddüt
içindeki birçok insanın da eyleme katılmasını sağladı. Genel merkezler
eylemin örgütlenmesinde etkili bir işbirliği yapmasalar bile, Ankara
dışında birçok yörede bu işbirlikleri başarılı bir biçimde
gerçekleştirildi.
HAYAT DURMADI, ÇÜNKÜ…
Kamu çalışanları örgütlerinin eksikliği, kendilerini işçi sınıfının bir
parçası olarak görmemeleri, ona uygun davranmamalarıydı. KESK’in bazı
açıklamalarında bu doğrultuda ifadeler olsa bile, KESK’in
uygulamalarında bu eksiklik vardır. Türkiye Kamu-Sen ve Birleşik
Kamu-İş ise bu doğrultuda açıklama bile yapmadılar.
Diğer taraftan işçi sendikaları konfederasyonları kötü bir sınav verdi.
İşçilerin sorunlarının giderek yoğunlaştığı bir dönemde, 25 Kasım
eylemi, Emek Platformu’nun ortak eylemine dönüştürülemedi. Ayrıca,
özellikle kamu kesiminde örgütlü işçilerin büyük bölümünü temsil eden
Türk-İş, artan sorunlara karşın, bu eyleme aktif bir destek sağlamadı.
Sınıf dayanışmasının eksikliği en fazla bu alanda yaşandı.
Eylem özellikle demiryollarında, sağlık ve eğitim alanlarında
başarılıydı. Ancak hayatın durması, özellikle enerji, telekomünikasyon
ve bankacılık sektörlerinde çalışılmamasıyla mümkündür. Bu alanlarda
özelleştirmeler sonrasında memur ve sözleşmeli personel sayısının
azalması da, eylemin etkisini azalttı. Enerji sektöründe kamu
çalışanları da, Tes-İş üyeleri de çalışmayı sürdürdü. Geçmişte
İstanbul’da iki köprüde Yapı Yol-Sen üyeleri gişelerde iş yavaşlatır,
eylemin etkisini önemli ölçüde artırırdı. Yeni teknolojiyle birlikte bu
eylem de etkisizleştirildi; 25 Kasım’da bu alanda bir sıkışıklık
yaşanmadı.
DAHA BAŞARILI OLMASI ELEŞTİRİ
Eylem başarılıydı; ancak ilerde daha başarılı olması gerekir. Bu
nedenle, eylemin başarısını dile getirirken ve eyleme katılan
örgütlerin yöneticilerini ve üyelerini kutlarken, eksikliklerinin de
dile getirilmesinde yarar var. Ayrıca, Memur-Sen’in bu eylemdeki
tavrının unutulmamasını sağlamak için de gereken yapılacaktır.
| < Önceki |
|---|

















